16 Temmuz 2014 Çarşamba

Şekli Bozulmayan Şekilli Kurabiye



Ne çok kızanım var bi bilseniz tarifleri hep uzun aralıklarla eklediğim için. Tatili çocuk odaklı geçiren her anne (baba) gibi koştur koştur tatlı bir telaşla geçiriyoruz günleri. Anne kız evde oturabildiğimiz günlerde hayretler içinde bırakıyoruz sevdiklerimizi çünkü azıcık gezentiyiz :) Yine de evde de sıkılmaya pek vakit kalmıyor, siz de bir ev aktivitesi yapmak isterseniz mutluluğu garanti bu kurabiyeleri hemen yapın. Mis gibi tereyağı kokan, leziz mi leziz bu kurabiyelerle mutluluğu koklayın :) 
Tarifi instagramda zevkle takip ettiğim Smilenaworld 'den aldım. Instagram kullanıyorsanız mutlaka takip etmelisiniz. Hayatı her yaptığıyla güzelleştiren kadınlardan biriyle tanışmış olursunuz :)

Malzemeler:
1 yumurta
1 su bardağı pudra şekeri
150 gr oda sıcaklığında yumuşamış tereyağı
2 küçük çay bardağı nişasta ( buğday nişastası kullandım)
2 su bardağı un
1 çay kaşığı kabartma tozu
Dilerseniz limon kabuğu rendesi veya 1 çay kaşığı tarçın da ilave edebilirsiniz, ben eklemedim.

Yapılışı:
Önce yumuşak yağ ve pudra şekerini mikser yardımıyla krema kıvamı alana dek çırpıyoruz. Yumurtayı ekleyip iyice yedirene dek yeniden çırpıyoruz. Sonrasında beraber elediğimiz kuru malzemeleri de ekleyip hamuru elimizle toparlıyoruz. Şekillendirmeden önce üzeri kapalı bir şekilde buzdolabında (normal kısmında) 10-15 dk dinlendiriyoruz.
Sonrasında tüm şekilli kurabiyelerde yaptığım gibi hamuru iki yağlı kağıt arasında 2-3 mm kalınlığında açıyoruz. İki yağlı kağıt arasında yapmak hem mutfağımızı daha az kirletiyor hem de daha pürüzsüz kurabiyelerimiz oluyor.
Dilediğimiz şekildeki kalıplarla ( kalıpları kullanmadan önce keskin taraflarını hafifçe una batırıp çıkarırsak hamur kalıba yapışmaz) hamurumuzu şekillendiriyoruz. Bu aşamada tereyağlı hamur oldukça hassas ve kırılgan olacaktır, işimizi ne kadar çabuk ve dikkatli yaparsak o kadar iyi olur. Kestiğimiz kurabiyeleri bir spatula yardımıyla da yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizebiliriz.
150 derecede önceden ısıtılmış fırında 10-15 dk beyaz kalacak şekilde pişiriyoruz. Tabi fırınımızı iyi tanıyosak bu süreyi kendi fırınımıza göre ayarlayabiliriz.

*Şekilli kurabiyeler lezzetsiz olmak ve pişince formunu kaybetmek zorunda değil, 
deneyin, pişman olmayacaksınız :) 

*Bu haftanın ennn güzell olayı şüphesiz güzel arkadaşımın bana yaptığı sürprizdi. Gidip gidip sevdiğim yemek kitabını alıp bana yollayacak dostlar biriktirmişsem ne mutlu 35 yıllık ömrüme. Bir kez de buradan teşekkürlerimi yollayayım canıma, mutlulukla sarıldığım kitabımla beni buluşturduğu için :)) Bence siz de bir fenomen olan bu kitaptan mahrum kalmayın. Cafe Fernando-Cenk Sönmezsoy her evin mutfağında bulunmalı :))


12 Temmuz 2014 Cumartesi

Ev Yapımı Karışık Meyve Suyu


Ev yapımı her şeye deliren, büyük bir iştahla tüketen bir çocuğunuz varsa her şeyi evde yapmak için didinir durursunuz. Büyük bir iştahla dediğime bakmayın, kürdandan hallice bir evladım var. Yediği şeyler sağlıklı olsa da tabak tabak yemekler yemiyor malesef. Böyle durumlarda hep anneyi içten içe kahredecek  bir sürü yorum gelir ya çevreden, sanki yeryüzünde çocuğuna bilerek, isteyerek yemek yedirmeyecek tek bir anne varmış gibi... Siz kendi iç sesinize kulak verin, elinizden geleni yapıyorsanız gülün geçin. 
Bu arada sağlıklı beslenme konusunda takıntılı bir anne olmadığımı da belirtmek isterim. Ara sıra küçük abur cuburların bence mahsuru yok. 
Evde kalmış, yumuşamış meyveleri değerlendirmek için tamamen yaratıcılığınıza kalmış nefis meyve suları hazırlayabilirsiniz. Meyveler yeterince tatlıysa bence şeker eklemeden de kaynatılabilir. Ya da sonradan bal ilave edilebilir. 
Ben kendi yaptığım şekli yazıyorum, siz hayal gücünüzü katmayı unutmayın.

Malzemeler:
4 mor erik
3 limon armutu
6-7 tane taze kayısı
1 orta boy şeftali
1 ajda çay bardağı şeker
1 lt su

Yapılışı:
İyice yıkanmış meyveleri çekirdeklerinden ayırarak kabuklu halde irice doğruyoruz. Toz şekeri ve suyu ilave edip arada karıştırmak suretiyle kaynamaya bırakıyoruz. Kaynadıkça meyveler giderek şekillerini kaybedip posaya dönüşmeye başlayacaklar zaten.
Bu aşamadan sonra ister karışımı blender'dan geçirin ister tel süzgüden geçirin seçim sizin. Ben tel süzgüden geçirdim. Eğer meyveleriniz tatsızsa kaynama safhasında mutlaka tadıp ona göre ilave yapın ama fazla da tatlıya kaçmayın bence.
Buzdolabında iyice soğuttuktan sonra afiyetle için. 

*Dilerseniz hazır haliyle dondurma kalıplarına döküp meyveli buz yapabilirsiniz, dondurma niyetine yazın iyi gider.

*Dünyada olup bitenlere kayıtsız kalmak elbette mümkün değil. Tencerelerimizi kaynatırken, çocuklarımızı mutlu etmeye çabalarken hep yüreğimizde bir yumruyla mücadele ediyoruz. İnsan olmanın gereği olan bu duygu bence dil, din, ırk ayrımı yapmamalı. Tüm dünyanın sevgi enerjisinde buluşabildiği güzel günlere kavuşabilmeyi kalpten diliyorum...





5 Temmuz 2014 Cumartesi

Muffin Kalıbında Börek



Bugün ne pişirsem? Milyonlarca kadının her gün aklından geçen sihirli cümle. Değişik bişeyler denesem, hem de besleyici olsa da çocuk yerse tek öğünde çok şey alsa. Sahurda midemizi yakmasa, iftar sofrasına yardımcı olarak el atsa, çay saatine hızlıca yetişse... Hepimiz bunlar gibi düşüncelerin beynimize yağmur gibi yağmasıyla kendimizi mutfakta buluyoruz ve işe koyuluyoruz. Elinizin altında taze yufka olduğu zamanlarda bu böreği oldukça kolay hazırlayabilirsiniz. Aslında bu tarifi www.hayatcemresi2.blogspot.com'da gördüm. Ben kendime göre birçok değişiklik yaptım, isterseniz o tarife de bi göz atın. 
Börekler çok yağlıymış hissi verdiğinde ben o böreği yemekten keyif almıyorum, o yüzden börek tariflerinde ilk işim yağı azaltmak oluyor. Elimde de 2 yufka olunca sütü de azaltmam gerekti. Siz tarifi damak zevkinize göre uygulayabilirsiniz.

Malzemeler:
2 yufka
1 yumurta
3 türk kahvesi fincanı süt
1/3 türk kahvesi fincanı zeytinyağı  ( yani 1 parmak)
1/2 çay k. Kabartma tozu
Dilediğiniz miktarda kıyılmış maydanoz
1 su bardağı rendelenmiş beyaz peynir ve lor karışımı ( biraz lor takviyesi bence şart ki peynir tamamen eriyip kaybolmasın. Tabi patatesli, kıymalı veya bol otlu bir harçla da pişirebilirsiniz)
Üzerine: çörekotu

Yapılışı:
Öncelikle 12'li muffin kalıbımızı güzelce sıvıyağla yağlıyoruz. Her yerini özenle yağlayalım ki onca uğraşın sonunda börekler yapışıp kalmasın.
Tek kat yufkadan bir kase yardımıyla 12 adet yuvarlak parça çıkarıyoruz. Bu yuvarlaklar, muffin kalıbına yerleştirdiğinizde kenarları hafif yüksekte kalacak büyüklükte olurlarsa böreklerin görünümü oldukça şık olacaktır, çünkü onlar böreklerimizin tabanını oluşturacaklar. Kestikten sonra hepsini yerine yerleştiriyoruz. Kalan yufkaları da bıçakla gelişigüzel, küçük parçalar halinde kesiyoruz. 
Yumurta, sıvıyağ, süt, maydanoz, kabartma tozu ve peynirleri genişçe bir kasede güzelce karıştırıyoruz. Yumurtayı çırpıp eklemek işimizi kolaylaştıracaktır. Kestiğimiz yufka parçalarını da ilave edip güzelce harmanlıyoruz.
Muffin kalıbına yerleştirdiğimiz yufka tabanlarının üzerine kaşıkla bu harcı eşit bir şekilde paylaştırıyoruz. Üzerlerine çörekotu serpiyoruz. 180-200 derecede ısıtılmış fırında 40-45 dk pişiriyoruz. Fırından çıkar çıkmaz kalıptan çıkarmaya çalışırsak parçalanabilirler, biraz dinlendirip çıkarmak daha iyi olacaktır.

*Mutfağınızda pişenlerle ısınan kalpler sofralarınızdan eksilmesin...

4 Temmuz 2014 Cuma

Türk Usulü Tiramisu



Ramazan geldi iyice uğramaz oldun sen bloguna dedim kendi kendime. Oysa öyle çok tarif birikti ki eklemek için sabırsızlandığım... Böyle durumlarda napılır? Hemen tatlıya sarılınır... Bu tarif eminim herkesin defterinde vardır, kimi hazır pandispanyayla yapılan şekliyle, kimi de kedi diliyle. Aslında çakma bir tiramisu bu, ama çakma demeye dilim varmadı. Tiramisu'ya Türk yorumu diyelim :) Ya da güzel bir neskafeli pasta belki... Bazen gereksiz şeylere takılınca resmin bütününden uzaklaşıyor insan, ne farkeder adı sanı değil mi? Lezzetli bir tatlı yemek isterseniz haydi buyrun;

Malzemeler:
Keki:
2 yumurta
1/2 su bardağı sıvıyağ
1/2 su bardağı toz şeker
1/2 su bardağı süt
1 su bardağı un
1 pkt kabartma tozu
1 pkt kakao(50 gr) - bu miktar aslında kullandığınız kakaonun yoğunluğuyla alakalı. Bazen 2 -3 kaşık kakao ile bile o güzel çikolata rengini elde edebiliyoruz, fazlasının da acılık vereceğini akılda tutmalı-

Kreması:
1 lt süt
3 türk kahvesi fincanı un
3 türk kahvesi fincanı toz şeker
Bıçağın ucuyla tereyağı (1 tatlı kaşığı) - tarifin aslında 50 gr tereyağı var ama zaten krema ekleyeceğimiz için fazladan yağı gereksiz buluyorum-
1 pkt krema ( krema kullanmak istemediğinizde onun yerine suyu süzülmüş labne kullanabilirsiniz)

Keki sıcakken ıslatmak için:
1 su bardağı hafif ılık su
1 tatlı kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı neskafe
Hepsini bardakta karıştırıp hazırlıyoruz.

Yapılışı:
Öncelikle kekimizi hazırlıyoruz. Yumurta ve şekeri mikserle güzelce çırpıyoruz. Sıvı malzemeleri ekleyip yeniden çırpıyoruz. En son birlikte elediğimiz kuru malzemeleri de ekledikten sonra hafifçe karıştırıp yağlanmış dikdörtgen borcama kek harcını döküyoruz. Önceden ısıtılmış 170 derecelik fırında pişiriyoruz.

Kek fırından çıkar çıkmaz hazırladığımız kahveli karışımla her yerini güzelce kaşıkla ıslatıyoruz. 

Kek pişerken krema için un ve şekeri bir tencerede harmanlayıp sütü ilave ediyoruz. Çırpma teli yardımıyla sürekli karıştırarak muhallebi kıvamına gelene dek pişiriyoruz. Ateşten alınca tereyağını ilave edip hemen karıştırıyoruz. Daha sonra muhallebi 5-10 dk dinlendikten sonra kremayı ekleyip mikserle güzelce çırpıyoruz. 2-3 dk yeterli olacaktır.
Borcamdaki ıslatılmış kekimizin üzerine hazırladığımız muhallebiyi döküyoruz. Tamamen soğuduktan sonra streç film ile kapatarak buzdolabında dinlendiriyoruz. Servis öncesi üzerine kakao eliyoruz.

* Kek pişirmeye üşenirseniz kakaolu pasta tabanlarından veya kedi dili bisküvilerinden kullanabilirsiniz. 

*Ben çoğunlukla bu tatlıyı hazırladığımda muhallebi ölçülerini yarı yarıya azaltarak pişiriyorum. Siz bol muhallebili seviyorsanız tam ölçü yapın, her iki haliyle de çok güzel oluyor. Yalnız muhallebiyi yarı yarıya ölçüyle pişirdiğinizde sakın benim bir keresinde yaptığım gibi kremayı da yarım paket kullanmayı unutmayın. Yoksa oldukça cıvık bir muhallebiniz olur. 

*Bu tatlıyı borcamla servis edebileceğiniz gibi kaselerde de servis edebilirsiniz. Keki borcamda ıslattıktan sonrasında kullanacağınız kaselere göre keki pay edip servisi kolay tatlılar da elde edebilirsiniz. 

*Hayatta bazen önümüze gelen şeylerin detaylarıyla uğraşmaktan bütününü kaçırabiliyoruz. Bir başak burcu olarak detaylarda boğulmak hobilerim arasında yer alsa da bu detayları artık hayatı güzelleştirecek alanlara yönlendirmeye çabalıyorum. Mutlu ve tatlı haftasonları dilerim.


19 Haziran 2014 Perşembe

Çatlak Kurabiye



Birgün Kemeraltı'na gidelim annecim, "Zahmetsiz" yeriz. Neden zahmetsiz anne? Çünkü kılçıksız geliyor balık böylece zahmetsizce yiyoruz. Ama yapanlar için oldukça zahmetli!!!
Büyüdükçe hayatımda böylece durup düşündüğüm anlar çoğalıyor. Kalakalıyorum öylece, hep bakmadığım tarafı görüyor, hep düşünmemiş olduğumu önüme bırakıveriyor. 
Bu kurabiyeler de oldukça zahmetsiz, hem yapan hem yiyen için üstelik :)) Az yağlı ve az şekerli, buradaki ölçü 1 tepsilik ölçü, fazlası için iki katına çıkarmalısınız. Tarifi hayatimdakidler.com 'dan aldım. İsterseniz oradaki tatlı anlatıma da bi göz atın :) Çok teşekkürler bu arada. 
Haaa unutmadan; siz kurabiyelerin üzerine hafifçe bastırmayı unutmayın benim gibi olur mu?

Malzemeler:
1 yumurta
1 ajda çay bardağı toz şeker
1 yemek kaşığı oda sıcaklığında yumuşak tereyağı
1 pkt vanilya (ben kullanmıyorum)
1 pkt kabartma tozu
25 gr kakao
1,5 ajda çay bardağı un
1,5 yemek kaşığı süt

Üzeri için: Pudra şekeri

Yapılışı:
Öncelikle şeker ve yumurtayı mikserle güzelce çırpıyoruz. Tereyağını ilave edip birbirlerine karışana dek yeniden çırpıyoruz. Bu arada kuru malzemeleri bir kaba eliyoruz. Yağ-şeker-yumurta karışımına kuru malzemeleri ekleyip sütü de koyduktan sonra karışımımızı macun haline gelene dek karıştırıyoruz. Sütü fazla koyarsak kurabiyemiz keke dönüşebilir. Macun kıvamı sizi yanıltmasın çünkü bu karışım buzdolabında yarım saat kadar dinlendiğinde kolayca yuvarlanacak. O yüzden üzerini örtüp buzdolabında dinlendirme aşamasını lütfen atlamayın. ( buzlukta değil, dolabın normal kısmında dinlendiriyoruz)
Pudra şekerini eleyerek geniş ve hafif çukur bir tabağa alıyoruz. 
2,5-3 cm boyunda ( küçük bir ceviz kadar) toplar yapıp her tarafını pudra şekerine buluyoruz. Yağlı kağıt serili tepsiye mutlaka aralık bırakarak diziyoruz. Üzerlerine hafifçe bastırıyoruz. Kurabiyelerimiz hafifçe yayılacakları  için boşluk bırakıyoruz. Ben üzerlerine bastırmayı unuttuğum için biraz tombikçe oldular ama asla lezzetinden birşey kaybetmediler. 
170 derecede önceden ısıtılmış fırında 9-10 dk kadar pişiriyoruz. 10 dk'yı aşmamak önemli çünkü o zaman kurabiyelerimizin içi yumuşak kalmaz. 
Fırından ilk çıktıkları anda dokunsanız içine çöküverecek gibi yumuşak olmalılar, biraz beklediklerinde toparlandıklarını göreceksiniz. Eğer pişmediğini düşünürseniz ve pişme süresini uzatırsanız sonrasında kaya gibi sert kurabiyelere dönüşebilirler.

*Hayatında; bakmadığı yerleri gören, düşünmediklerini düşündüren, daima ilerlemek gerektiğini sürekli hatırlatan bir rehber lazım insana. Tabi mesele onun kim olduğunu da görebilmekte...

14 Haziran 2014 Cumartesi

Ev Yapımı Grissini



Ayy bu ne sıcak yahu diye hayıflanacağımız günler hayırlısıyla başladı. Her sabah şu caanım güneşi görmek her ne kadar insanın içini güzel bir enerjiyle doldursa da bugün ne yapıyoruz anne sorusunu her gün duyacağımız şu günlerde zaman zaman zor olacak kesin. Yine de görüp göreceğimiz zorluk bu olsun şikayet etmeyelim. Şu grissinileri kaç kere yaptım üstüste bilmiyorum. Tarif 40fırınekmek sitesinden, yıllardır hayal kırıklığına uğratmadı beni. Gevrekliğini hiç kaybetmiyor. Yapıp koyun mutfağa gelen giden tırtıklasın. Kraker yerine ellerinizden çıkan bu nefis grissinileri yesin çocuklarınız. Kurabiye kalıbıyla şekillendirip bir dip sosla servis etmek de bir sunum fikri olarak aklınızda bulunsun.

Malzemeler:
3 su bardağı beyaz un
1,5 tatlı kaşığı toz maya 
1 silme tatlı kaşığı tuz
1 su bardağı oda sıcaklığında su
5 çorba kaşığı zeytinyağı
2 tatlı kaşığı çörekotu
2 tatlı kaşığı susam 

Üzerine: dilerseniz 2 çorba kaşığı zeytinyağı ve 4 çorba kaşığı su karışımını çatalla çırpıp fırçayla sürebilirsiniz. Ben hiçbir şey sürmüyorum.

Yapılışı:
Tüm kuru malzemeleri geniş bir kapta harmanlıyoruz. Yağı ve azar azar suyu ekleyerek 7-8 dakika boyunca yoğuruyoruz. Oldukça yumuşak, elimize yapışmayan, kolayca şekil alan bir hamurumuz oluyor. Unun markasına ve cinsine göre değişebileceğinden suyu azar azar ekliyoruz, az gelirse yine azar azar ilave edebilirsiniz. Üzerini örterek ılık bir yerde 45-50 dk mayalandırıyoruz. 
Sonrasında hamuru 2 parçaya ayırıyoruz. Un serpilmiş bir zeminde mümkün mertebe kare veya dikdörtgen şekilde oklavayla açıyoruz. İstediğimiz kalınlık 2-3 mm kadar. 
Fırın tepsimizin boyutuna göre dilersek bu hamuru önce enine ikiye keserek daha kısa grissiniler yapabiliriz. Ya da uzun uzun direk keskin bir bıçakla kesebiliriz. Dilediğiniz kalınlıkta kesebilirsiniz, serçe parmağından daha kalın olmasın sadece. Ve ortalama aynı kalınlıkta kesmeye çalışın. 
Yağlı kağıt serili bir tepsiye kestiğimiz her bir parçayı hafif sündürerek ve pişerken çekip küçülmesin diye baş ve uç kısımlarından hafifçe bastırarak sadece birbirlerine değmeyecek kadar alan bırakıp sıralıyoruz. Çok fazla aralık bırakmanıza gerek yok, yapışmasınlar yeter. Bu ölçülerle çok sıkı sıralarsanız 2 tepsi, yoksa 3 tepsi grissini elde edersiniz. 
Tariften farklı olarak ben tepsi mayalandırması yapmadan direk 180-190 derecede önceden ısıtılmış fırına sürüyorum, daha çıtır ve fazla kabarmamış grissinilerim oluyor ve yemesi daha keyifli oluyor. Eğer üzerine yağ-su karışımından sürmek isterseniz de fırına vermeden hemen önce sürmelisiniz. Dediğim gibi ben sürmüyorum ve direk o şekilde fırına sürüyorum. Sonrasında fırından fırına değişebilmekle birlikte 15-18 dk arası pişiriyoruz. Gözünüz hep üzerinde olsun, asla kendi haline bırakmayın. Hele pişme süresinin sonlarına doğru bir anda renkleri koyulaşabilir. Hepsini pişirdikten sonra dilerseniz fırınınız soğurken içinde bırakarak daha kıtır olmalarını sağlayabilirsiniz. Ya da yerken size yumuşak gelirse yeniden fırınlayıp çıtırlaştırabilirsiniz. İçine susam ve çörek otu koymak tamamen opsiyonel, siz sade ya da dilediğiniz başka baharatlarla yapabilirsiniz. 

*Yemekli misafirler için sade şekilde pişirip sofrada sunmak güzel bir atıştırmalık oluyor.

*Ev yapımı mutluluk kadar benzersiz bir haftasonu diliyorum.

13 Haziran 2014 Cuma

Beze



Öyle bir memlekette yaşıyoruz ki değil güzel güzel yemek bloguna tarif eklemek, hayatına normal olarak devam edebilmek imkansızlaşıyor ... Her gün bir olay, her gün yeniden nefessiz kalmak... Her şeyin süt liman olmasını beklediğim sürece anladım ki eklenmeyi bekleyen bir sürü tarif durduğu yerde duracak. Kızıma bırakacağım resimli tarif defteri benim için burası. Sofrasında gördüğü, tattığı, sevdiği, şu an sevmediği ne varsa eklemeye çalışıyorum. O yüzden dilerim ki artık kötü günler geride kalmış olsun, yaklaşan ramazan'ın manevî huzuru her yanı sarsın. 
Bugün okulların tatile girmesiyle birlikte pek çok annenin, anneannenin, babannenin mesaisi başladı, hepimize hayırlı uğurlu olsun. Çocuklarımızı aktiviteye boğmak, nefes alacak zaman bırakmamak benim tercih ettiğim bir durum değil. Can sıkıntısıyla başbaşa kalan bir çocuğun yaratıcılığı inanılmaz çalışmaya başlıyor. Her şey dozunda ve kararında güzel, o yüzden tatil kimse için işkenceye dönüşmesin. Ara sıra sıkılmalarına müsade edelim, çocuk olmanın tadını çıkarmalarına vesile olalım ...
Tatil tatlı başlasın tatlı bitsin dileğiyle evde illaki kalıp çoğu vakit çöpe giden yumurta beyazlarını hep yaptığım gibi bezeye dönüştürdüm. Aslında kolay olduğu için buraya eklemeye hiç tenezzül etmemiştim. Ama kızım öyle çok seviyor ki bunları, hem çocuklu evlerin nispeten sağlıklı olabilecek bir atıştırmalığı olması sebebiyle hem de bilmeyenler olabilir düşüncesiyle eklemeye karar verdim. 

Malzemeler:
1 yumurta akı
1 fiske tuz
1 küçük çay bardağı toz şeker

Yapılışı:
Öncelikle yumurta beyazına tek damla bile sarısı karışmamış olmalı ve oda sıcaklığında olmalı. Sarısı karıştığı anda istediğimiz kabarıklığı hiç elde edemiyoruz.
Yumurta beyazı ve bir fiske tuzu tamamen kuru bir kaba alarak çırpmaya başlıyoruz. Yaklaşık 2-3 dk çırptıktan sonra toz şekeri 1 çorba kaşığı ekleyip çırpmaya devam ediyoruz, bu şekilde çırpmaya devam ederken 1'er dakika aralıklarla 1'er çorba kaşığı toz şeker ilave ediyoruz. Şeker tamamen bitinceye kadar aynı şekilde çırpmaya devam ediyoruz. Mikserin hızını yükselterek yumurta beyazları kabarıp mikserin ucunu kaldırdığımız zaman akmayana kadar çırpmaya devam ediyoruz.
Sonrasında yağlı kağıt serili bir tepsiye aralıklı olarak ister alt resimdeki gibi anne usulü çay veya tatlı kaşığıyla ( 1 çay kaşığı veya 1 tatlı kaşığı alarak parmağımızın ucuyla tepsiye sıyırmak suretiyle) ya da üst resimdeki gibi bir sıkma torbasına doldurarak şekilli sıkmak suretiyle 110 derecelik soğuk fırına atıyoruz. 1 saate yakın kontrollü olarak pişiriyoruz. Sonrasında fırın soğurken de içinde bırakıyoruz. Böylece dışı gevrek içi hafif sakızımsı bezelerimiz oluyor. Dilerseniz daha iri de yapabilirsiniz, ben minik yapmayı tercih ediyorum. Hem yemesi kolay oluyor hem pişmesi.
Ben kitchenaid marka mikser kullanıyorum, mikserinizin motoruna güveniyor olmalısınız, baya çalışacak zira :) 

*Her yumurta beyazına 1 küçük çay bardağı toz şeker olacak şekilde miktarı arttırabilirsiniz.

*Ağız tadıyla geçen günlerin çok olduğu bir tatil diliyorum herkese...