26 Nisan 2014 Cumartesi

Elmalı Kurabiye



Bugün uzun bir yürüyüş yaptık kızımla, milyonlarca kez geçtiğim yollarda yine hiç farketmediğim ağaçları, çiçekleri, bir köşedeki lavanta öbeğini "görmemi" sağladı. Yere düşmüş, sofrada oldukça dekoratif duracak 2 parça sarı topçuklu dalı yerden aldı ve bu işine yarayabilir anne dedi :) Annesinin sofradaki en olmadık şeyleri en olmadık şekillerde ve yerlerde kullanma hastalığını farkedeli çok oldu elbette. Onlar an'da yaşıyolar çünkü, sağlam gözlemliyorlar. Yürüdüğümüz çimenlerdeki uğur böceklerini tek tek gösterdi bana; kırmızısı, turuncusu çeşit çeşit... Düşündüm, hayata dair korkularında dayandığı nokta ben miyim acaba? Güvendiği dağ? Anne olmak, sanki her şeyi bilmek, her şeye dayanmak, her sorunu çözmek elbisesi gibi... Görünmez bir elbise, her çocuğun kendi annesine giydirdiği... Ve her annenin aslında bu gücü tam da o evlattan aldığı gerçeği var bi de :) Hep önüne bakmak çocuklardan kazanabileceğimiz belki en önemli alışkanlık olsa gerek. Geçmişe, oraya, buraya takılmadan ilerlemek, razı olmak, önyargısız olmak...
Anne kurabiyesi olan elmalı kurabiyeyi değişik şekillere de soksak yine kokusunda çocuk olmak, evde anne sıcaklığı duymak... Hayat güzel, geleniyle gideniyle, kalanıyla yiteniyle güzell... 
Bu güzel tarif karatava.com'dan, fırsatınız olursa inceleyin, harika bir site. 

Malzemeler:

Hamur için:

1/2 pkt oda sıcaklığında yumuşak margarin
1 çay bardağı sıvıyağ
1 çay bardağı yoğurt
1 yumurta
1,5 çay bardağı şeker
1 su bardağı nişasta (buğday nişastası kullandım)
3-3,5 su bardağı un ( azar azar eklemekte fayda var)
1/2 pkt kabartma tozu
1 pkt vanilya ( ben kullanmıyorum)

İçi için:
4 orta boy elma
5 yemek kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı tarçın
1/2 çay bardağı rondoda çekilmiş ceviz

Yapılışı:
Öncelikle içi için elmaları soyup rendeliyoruz. Şekerle birlikte suyunu salıp çekene dek pişiriyoruz. Ateşten alınca tarçın ve cevizi ekleyip karıştırıyoruz ve soğumaya bırakıyoruz.
Dilerseniz cevizi daha iri taneli olacak şekilde havanda da dövebilirsiniz.

Hamur için önce sıvı malzemeleri kabaca elimizle karıştırıyoruz, sonrasında kuru malzemeleri ekleyerek yumuşak bir hamur yoğuruyoruz. Unu hep azar azar ve hamur kıvamını bulana dek ekliyoruz. Yani elimize artık yapışmayan ama aynı zamanda yumuşaklığını da koruyan bir hamur elde etmek istiyoruz. 
Sonrasında hamuru 2 veya 3 parçaya ayırıp hafifçe unlanmış bir zeminde 1/2 cm kalınlığında açıyoruz. Yuvarlak bir kalıpla veya çay bardağı ağzıyla yuvarlaklar kesiyoruz. 
1 yuvarlak parçanın üzerine 1 tatlı kaşığı kadar iç harcından koyuyoruz. (Dilerseniz daha fazla koyabilirsiniz tabi, kenarlardan fazla taşmayacak şekilde olsun yeter). Diğer yuvarlak parçanın tam ortasına artı şeklinde bıçakla kesik atıyoruz. Kenarlara kadar ulaşmayacak bu kesik, tam ortasında kalacak. Bu kesik atılmış parçayı iç malzemesi koyduğumuz parçanın üzerine kapatıyoruz. Kenarlardan çatalla bastırıyoruz ve kenarların yapışmasını sağlıyoruz. Bu çatalla bastırma aşamasını kurabiyeleri yağlı kağıt serili bir tepsiye dizdikten sonra yaparsanız kurabiyelerin yapışma riskini elemiş olursunuz. Çünkü zemini unlasanız bile kenarlara bastırınca hamur daha da inceleceği için hem şekilleri hem siniriniz bozulacak kurabiyeyi ordan kurtarmaya çalışırken. Hamuru 2-3 parçaya ayırıp açmamızın amacı tamamen işimizi kolaylaştırmak. Ben tek parça hamurun hakkından gelirim derseniz bu aşamayla uğraşmayın. 
Tüm kurabiyeleri bu şekilde hazırladıktan sonra 170 derecede ısıtılmış fırında hafifçe pembeleşene dek pişiriyoruz. Bu tarz kurabiyelerin pişme ölçütü genelde altları oluyor. Altları pişince tamamdır diyebiliriz. Bu da 25-30 dk'lık bir süre olacaktır zannımca. Yine de fırından fırına değişebileceğinden takip etmekte fayda var.
Bu ölçülerle 2 tepsi kurabiye elde ediyoruz. Kestiğimiz yuvarlakların birazcık büyüyeceğini hesap etmekte fayda var, sonrasında dev gibi kurabiyeler istemiyorsak. 
Kurabiyelerimiz soğuyunca üzerlerine pudra şekeri eliyoruz.

*Ben bu kurabiyeleri gevrek seviyorum. Pişirdiğim gün oldukça güzel ama ertesi gün yumuşamaya başlıyor. Bu kurabiyeler de öyle oldu. Böyle olmamasının bir yöntemi varsa da henüz ben keşfedemedim, bilginiz olsun.. 

*Yolunuza çıkan güzellikleri farketmenizi sağlayacak bir çift göz öyle kıymetli bişey ki, hayatınızdan eksilmesin...



2 yorum:

  1. Çok güzel gözüküyor ellerine sağlık en kısa zamanda deniycem.Tuba

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dene canım, afiyet olsun şimdiden. Teşekkür ederim :)

      Sil