9 Mayıs 2013 Perşembe
Tavuk Köftesi
Bahar geldi, havalar ne de sıcak oldu derken yine yağmurlarda bulduk kendimizi. Bünyelerimizin bu kadar şaşması normal. Yağmurda üşümemek güzel en azından, yağmurun keyifli halleri bunlar... Hepimizin evdeki günlük sorusu bugün ne pişirsem... Teksek de aileysek de değişmiyor. Umarım yakında bununla ilgili de bir tv programı çıkmaz karşımıza :) Mutfakta yenilik peşindeyseniz ve tavuğu hiç böyle denemediyseniz güzel bir alternatifimiz var bugün. Kızım bu yemeği zevkle yedi. Tavuktan hoşlanmayan çocuk yoktur sanırım, yine de bu ihtimal için pratik bir seçenek bu tarif. Tarif nefisyemektarifleri.com 'dan. Çok güzel ve faydalı bir site, tavsiye ederim.
Öyle çok tarif stoklamışım ki yıllardır, halen de boş kaldıkça internetten araştırmaya ve denemeye devam ediyorum. Ne kadar sonsuz bir diyarda olduğumuzu böylece anlıyorum. Birbirinden güzel tarifleri birbirinden şık ve güzel sunumlarla paylaşan binlerce mutfak emekçisi var. Bazen hep aynı şekilde kaynamasına alıştığımız tencerelerden oldukça farklı yemekler, farklı lezzetler çıkıyor. Kimi zaman sevdiğimize sunmak için, kimi zaman evlatlara iki lokma daha fazla yedirmek için, kimi zamansa kendi gönlümüzü şenlendirmek için... Ne olursa olsun mutfaktaki hareket hiç bitmiyor... Hadi şimdi tavuğumuzu köfteye dönüştürelim...
Malzemeler:
1 pkt kemiksiz tavuk göğüs ( benimki 475 gr'dı)
3 yemek kaşığı galeta unu ( ben 4 yemek kaşığı kullandım)
1 küçük soğan (rendelenmiş)
8-9 dal maydanoz ( ince kıyılmış)
4 yemek kaşığı domates sosu yada 1 tatlı kaşığı salça
1 yumurta
1 yemek kaşığı süt veya su
Tuz, karabiber, kırmızı biber, kimyon
Yapılışı:
Öncelikle tavuğu robotta çekerek kıyma haline getiriyoruz. Diğer malzemelerle karıştırıp güzelce yoğuruyoruz. Dolapta yarım saat dinlendiriyoruz. Elimizi suyla ıslatarak istediğimiz şekilde köfteler yapıyoruz. ( Bu aşamada benim karışımım hala yapış yapıştı, fazla galeta unu ekleyip içini kurutmak istemediğim için elimi ıslatarak toparladım.)
Tavaya 1 parmak yağ koyarak köftelerimizi güzelce kızartıyoruz.
Eğer fırında yada ızgarada yapmak isterseniz köfteyi yoğururken içine mutlaka 1-2 kaşık sıvıyağ koyun.
*Normal köfteler gibi içi pofuduk ve süngerimsi olmuyor, tavuğun dokusunu hissediyorsunuz, yine de baharatlarla oldukça lezzetli bir hale geliyor tavuk.
*Kurabiye kalıplarıyla da şekillendirmeye müsait bir harç oluyor, o şekilde de deneyebilirsiniz.
*Yağmurdan sonraki güzel toprak kokusu gibi ferah günler, ferah sofralar diliyorum...
8 Mayıs 2013 Çarşamba
Chocolate Chip Cookies
Puslu İzmir havasını bu tatlı kurabiyelerle biraz dağıtmak istesem de İzmir havası yine ters köşe yaptı bizi. Birden bastıran kavurucu sıcakların ardından hoop yine pus... Neyse, içimiz güneşli olduktan sonra ne farkeder öyle değil mi? Büyük bir çoğunluğu sessiz takipçilerden oluşan bloguma tarif eklemek benim için bugünün güneşi :) Ellerimizi bile kirletmeden bu nefis kurabiyeleri yapabiliriz. Kuzu gelince yaşayacağı mutluluğu düşününce bile içim ısınıyor. Görüntüsü bisküvi gibi, ki büyük çoğunluğumuz bu bisküvilerin hastasıyızdır, içi ise yumuşacıkk.. Tarifi yıllar önce mutfakrobotu diye bir siteden almıştım, sanırım artık yok, çünkü link vermeyi başaramadım. Yine de teşekkür ederim bu enfes kurabiyeler için. Ne kadar doğru bilemiyorum ama bu kurabiyeler mutfaktaki bir hata sonucu çikolataların parçalanması neticesinde ortaya çıkmış. Bazen bizi de yakalar ya o tatlı hatalar; kafanızdakinden bambaşka bir sonuç elde edersiniz ama lezzeti muhteşem olur. Hadi kafamızda kurmayı bırakalım artık. Belki sonuç sandığımızdan daha muhteşem olacak, kendimizi kalıplara sıkıştırmak niye? Denemekten korkmak niye?
Size vereceğim ölçülerin yarısını kullandım ben ve 26 tane kurabiyem oldu, oldukça bereketli bir tarif anlayacağınız. Ben az az yapıyorum ki bloguma ekleyecek güzel lezzetlere bir an önce yer açılsın :) Tercih sizin, istediğiniz ölçüyle yapın, kolay bayatlamaz, bisküvi yerine ev yapımı kurabiye yemiş olur kuzular :)
Malzemeler:
2+1/4 (çeyrek) cup un
3/4 cup toz şeker
3/4 cup esmer şeker
2 yumurta
200 gr yumuşak tereyağı
1 çay kaşığı karbonat
1 fiske tuz
1,5 pkt damla çikolata
Yapılışı:
Un ve kabartma tozunu bir kapta harmanlıyoruz. Mikserde şeker ve tereyağını güzelce çırpıyoruz. Yumurtaları ekliyoruz, çırpıyoruz. Unu azar azar, çırparak ekliyoruz. Her katışımızda katılaşacak sonra toparlanacak. En son çikolatayı ekleyip kaşıkla karıştırıyoruz. Yağlı kağıt serili tepsiye aralıklı olarak 1'er tatlı kaşığı dolusu kurabiye karışımından yerleştiriyoruz. ( İsterseniz dondurma kaşığı kullanabilirsiniz porsiyonlarken) Karışım size şekilsiz gelebilir, merak etmeyin pişerken güzelce yayılacak. 180-200 derecede ısıtılmış fırında en fazla 11 dk pişiriyoruz. Fazla pişirirseniz bisküvi gibi sert olur. İlk çıkardığınızda yumuşak olacaktır, hafif soğumasını beklerseniz toparlandığını göreceksiniz.
*Hayatınızın pusunu dağıtacak güneş belki sandığınız kadar uzakta değildir, ne dersiniz?
6 Mayıs 2013 Pazartesi
Nefiss Mısır Ekmeği
Lütfen hayatınızda en az bir kez bu nefisss ekmeği pişirinnn... Kekimsi dokusuyla yumuşacık, sapsarı, hafif tatlımsı harika bir ekmek. Soğumasını bile bekleyemedim fotoğraflamak için. Şu an bu ekmeğin tamamını yiyebilirim sanırım :) Tarif yemek kitaplarımın kıymetlilerinden Natali'ye ait. Bu kitaba nasıl bayıldığımı zaten anlatmıştım. Uyguladığınız tarifle oradaki sonucu elde edebildiğiniz nadir kitaplardan.
En çok kahvaltıya yakışır değil mi, sıcak sıcakk.. Aklıma öyle bir düştü ki kahvaltıyı bekleyemedim. İlk yaptığımda marketlerdeki organik mısır unuyla yapmıştım. Bu kez ekmeklik mısır unu aldım aktardan. Her iki türlü de enfesss... Tek sakıncası yerken kendini durduramamak.. Keşke mısırla ilgili tüm tatsız konulardan kurtulsak da gönül rahatlığıyla kullansak şu mısır ununu. Dokusu gerçekten harika çünkü. En meşhuru Karadeniz'in mısır ekmeği sanırım, hiç orada yeme fırsatım olmadı, o yüzden kıyaslayamıyorum. Balık restoranlarında gelir hep, bayıla bayıla yerim. Taş gibi sert değil bilakis yumuşacık, o yüzden çocuklar için de zevkle yenecek bir ekmek. Güvendiğiniz bir mısır ununa denk geldiğiniz vakit lütfen deneyin.
Malzemeler:
1+1/4 (çeyrek) su bardağı un (180 gr)
1+1/4 (çeyrek) su bardağı mısır unu (170 gr)
1 türk kahvesi fincanı şeker (55 gr)
1 silme tatlı kaşığı tuz (6 gr)
1/2 çay bardağı sıvıyağ (30 gr)
1/2 çay bardağı erimiş tereyağı (30 gr)
2 yumurta
1+1/2 su bardağı süt (310 gr)
1 paket kabartma tozu
Yapılışı:
Öncelikle un, mısır unu, şeker, tuz ve kabartma tozunu bir kapta karıştırıyoruz. Başka bir kapta yumurtalar, sıvıyağ ve tereyağını mikserle iyice çırpıp sütü ekliyoruz. Onu da çırptıktan sonra un karışımını bu sıvı karışıma ekleyip iyice karıştırıyoruz.
Hem yağlayıp hem yağlı kağıt serdiğimiz orta boy fırın kabına ( benimki 20 cm'e 25 cm'lik dikdörtgen bir kaptı) karışımı döküyoruz. Üstünü kaşıkla düzeltip önceden 180 derecede ısıtılmış fırında 30 dk kızarana kadar pişiriyoruz.
* Bir kez de hiç yürümediği bir yoldan yürümeli insan, hiç dinlemediği bir şarkıyı dinlemeli, hiç okumadığı bir şaire kulak vermeli.. Hiç pişirmediği bir ekmeği pişirmeli :)
Keyifli haftalar :)))
5 Mayıs 2013 Pazar
Pudingli Kolay Pasta
Tatlı pazarlar diliyoruumm herkeseee... Hıdrellez gelmişken onu tatlı tatlı karşılayalım dedik, kuzuyla geceden organik tambuğday unlu ekmeğimizi ve bu kendi kolay tadı olay pastamızı yaptık. Kahvaltı sonrası da afiyetle yedik. Hepimizin çocukluğunda tatlı izleri olan bisküvili pastaları eskiden ne çok yapardık diye düşündüm... Artık hep yeni ve değişik şeylerin peşindeyiz, arada eskileri de karıştırıp hatırlamalı... Her fotoğraf karesinde göreceğiniz gibi, kuzum yaparken de tadarken de çok eğlendi. Onun için oldukça yeni ve değişik bir tatlı oldu bu... Hayvancıklı çanta hediyesi münasebetiyle kuzuyla marketten aldığımız 3 pkt kakaolu pudingle ne yapacağımı düşünürken sevgili endininmutfagi.com bu pratik tatlıyı yeniden hatırlamama vesile oldu, çok teşekkür ederiimmm...
Hazır pudingleri oldum olası pek sevemedim, çocuklar için yemesi çok zevkli olsa da ben ev yapımı muhallebiyi tercih ederim. Yaptığım pudingleri çoğu zaman kaselere boşalttıktan sonra dibini 1 kaşık sıyırmak dışında tatmıyorum bile... Böylesi yemek açısından daha zevkli oldu kesinlikle, bisküviler özellikle 1 gece bekleyince keke dönüşüp yumuşacık oldular, kesince de oldukça şık göründüler. Tatlı kaçamaklarınız ve evdeki birikmiş pudingleriniz için azıcık zamanınız varsa haydi iş başına :
Malzemeler:
1 pkt sade pötibör bisküvi
1 pkt kakaolu pötibör bisküvi
1 pkt kakaolu puding
3,5 su bardağı süt
Yapılışı:
Öncelikle pudingimizi pişiriyoruz, normalden hafif sıvı iken altını kapatıyoruz. Baton kalıbımızın tabanını ve yanlarını streç filmle kaplayıp 1 sade bisküviyi puding'e batırıp dik olarak (uzun kenarına dik olarak) kalıba koyuyoruz. Yanına bir kakaolu bisküviyi puding'e batırıp yine dik olarak koyuyoruz. Bisküviler kabımızı doldurana kadar bu işleme devam ediyoruz. En son ilk başına ve en sonuna tatlımızın dik durabilmesi için puding'e batırılmamış 1'er bisküvi koyuyoruz. Üzerini de kaplayacak yeterince pudingi yaydıktan sonra hala pudinginiz kalırsa onu kaseye alın, fazlası tatlıda güzel görünmüyor.
Üzerini streç filmle kaplayıp mümkünse 1 gece dinlendirin. Ertesi gün servis tabağına alıp verev keserek servis edin.
*Bu bekleme safhası çocuklar için çok zor oluyor. Tatlıyı bitirince kuzum, şimdi pişircek miyiz dedi, hayır soğutcaz dedim. Offf bütün güzel şeyleri de hep beklemek gerekiyor diye isyan etti...
*Tıpkı hayat gibi öyle değil mi, bekliyorsunuz bekliyorsunuz bir türlü gelmiyor; ne zaman ki beklemeyi bıraktınız, hoop karşınızda :)))
*Tatlı sürprizlerle dolu pazarlar diliyorum ...
3 Mayıs 2013 Cuma
Su Böreğimsi Tava Böreği
Canınız ille de su böreği çektiyse hamur açmakla uğraşmadan da o lezzete yakın bir lezzet yakalayabileceğiniz müthiş pratik bir börek.. Herkes mutlaka yapar bu böreği, bu da benimki... Tarifi yıllar önce sevgili kuzenim Saliha Ablamdan almıştım. Ailemin maharetli hanımlarından olan Saliha Ablamdan gerçekten çok şey öğrendim. Büyük teyzemin mutfaktaki ustalığının en dikkatli takipçisi olarak onun çiğ köfte ve mercimekli köftedeki ustalığına genç yaşında erişmiştir. Hepsi birbirinden maharetli Kayseri hanımlarıyla çevrili ailemizde mutfağa merakı olanlar için gerçekten müthiş ustalar var. Ki ben artık 90'larına yaklaşan ve hala mutfakta yaptığı zevkle yenen bir aşçı olan anneannemin biber kızartmasının hastasıyım. Ne yapsam onun kadar lezzetli yapamıyorum... Bu böreğin Saliha Ablam için de çok değerli bir anısı var. Yıllardır oturduğu siteye ilk taşındığında halen çok sevdiği komşusunun beraberinde güzel demlenmiş bir çayla getirdiği börek bu.. Tüm o hengame ve telaş arasında güzel bir tanışma vesilesi yani.. 40 yıl hatırı olan cinsten... Hayatta tüm değerli tanışıklıklar böyle ufacık vesilelerle oluyor, bazıları da 40 yıl unutulmuyor :)
Malzemeler:
3 yufka
2 yumurta
1 türk kahvesi fincanı sıvıyağ ( ben zeytinyağı kullandım)
1 su bardağı su
150-200 gr istediğiniz tür peynir ( ben tulum, beyaz peynir ve kaşar kullandım)
1/2 demet maydanoz ( ince kıyılmış)
Yapılışı:
Öncelikle tüm yufkalarımızı ortadan 2'ye bölüyoruz. Böylece 6 yarım yufkamız oluyor. Tava olarak kapaklı bir pilav tenceresi kullanmanızı öneririm. Birazcık eritilmiş tereyağıyla tavamızın her yerini yağlıyoruz. Yumurta, yağ ve suyu güzelce çırparak harç malzememizi hazırlıyoruz. İlk yufkayı büzüştürerek tavaya yerleştiriyoruz. Güzelce harç malzemesini kaşıkla yayıyoruz. Sonra diğer yufkayı da büzüştürerek ve harç malzemesinden sürerek yerleştiriyoruz. 3. Yufkayı da aynı şekilde hazırladıktan sonra peynirli karışımı yayıyoruz. Kalan 3 yufkayı da aynı şekilde hazırlayıp üst üste yerleştiriyoruz. Kalan harcı en üstteki yufkanın üzerine güzelce yayıyoruz. Ben üzerine bol miktarda susam da serptim. Mümkünse yarım saat dinlendiriyoruz. Sonrasında ağzı kapalı olarak ocakta kısık ateşte pişiriyoruz. İyice kızarınca tavanın kapağı yardımıyla ters çevirip diğer tarafını da güzelce kızartıyoruz. Servis esnasında yeniden ters çevirip susamlı kısmı üste getiriyoruz.
*Ocakta fazla kaderine terk etmeyin, mümkünse kısık ateşte pişirin ki içi iyice çeksin.
*Kırk yıllık hatır demişken aklıma üniversite yıllarım geldi. Tam bir Cezmi Ersöz hayranıydım, 40 yılda bir gibisin adlı kitabını ona imzalatmayı başarmıştım. Mutluluğum tarifsizdi... Oradan bir cümleyle bitirelim; "Sen benim için 40 yılda bir gibisin; öyle eksik, öyle hazin, öyle paramparça..."
*Tüm 40 yılda bir gibileriniz mutlulukla hatırlanır olsun...
2 Mayıs 2013 Perşembe
Mini Hamburger Brioche
Mini mini yapması kolay, yemesi zevkli ekmekcikler... Kuzumla çok büyük bir zevkle yedik bu ekmekleri, ertesi gün ve ondan sonraki gün bile yumuşacıktı... Tarifi aldığım güzel blogun sahibi Reyhan hanım, reyhanin.mutfaksirlari.com bu ismi uygun görmüş bu ekmekciklere.. Teşekkür ediyorum kendisine... İsmine aldanmayın, akşam yemeği için de kahvaltı için de hamburger için de oldukça uygun ve yumuşacık ekmekler bunlar. Fransızların meşhur ekmeği, normalde çok fazla yumurta ve yağ içerir, ama bu tarifte gayet makul. Ben bazılarını kalpli kurabiye kalıbıyla kestim, bu kalpli ekmekler daha mı tatlıydı ne :) Evdeki ekmek kokusuyla ilgili fikrimi yeterince belirttiğim için bu konuyu pas geçiyorum. O kadar güzel ve çeşitli ekmek tarifleri var ki, hepsini deneyesim var... Tek bir uyarım olabilir tarifle ilgili; içindeki şeker miktarı ekmekteki şekerden hoşlanmayan damakları rahatsız edebilir. Bizde böyle bir sorun olmadı, akşam yemeğinde de zevkle yedik, sadece uyarmak istedim, böyle bir riskiniz varsa çok az azaltabilirsiniz belki...
Bugün ağzımın tadı birazcık geldi :) Ne zormuş tat ve koku alamamak, insanın yaptığı yemekle ilgili hiçbir fikri olamıyor.. Neyse ki bu ekmekleri ağzımın tadı bozulmadan yapıp tadını çıkararak yiyebilmişim... Yine de bu hastalık bile çok büyük bir zevkle tarif eklediğim blogumla ayıramadı bizi :) Haydi artık çok kolay bir şekilde hazırlayacağımız ekmeklerimize geçelim:
Malzemeler:
1 su bardağı ılık süt
1 pkt kuru maya
1/4 (çeyrek) su bardağı toz şeker
1 yumurta
40 gr oda sıcaklığında tereyağı
1 çimdik tuz
4 su bardağı un
İsterseniz üzeri için susam
Yapılışı:
Süt, maya ve toz şekeri karıştırıp 5 dk bekletiyoruz. Un, yumurta, tuz ve tereyağını ekleyip yumuşak bir hamur elde edene dek yoğuruyoruz. Bu aşamaları ben kitchenaid ile yaptım. Sonra hamurun üzerini örterek oda sıcaklığında 1 saat mayalandırıyoruz.
Bir kez daha yoğurup gazını çıkardıktan sonra unlu tezgahta hamurumuzu 1 cm kalınlığında açıyoruz. Su bardağı ağzıyla veya kurabiye kalıbıyla şekillendirip yağlı kağıt serili tepsiye aralıklı diziyoruz. Üzerini bir mutfak beziyle örtüp 1 saat daha mayalandırıyoruz.
Fırçayla üzerine süt veya zeytinyağı sürüp ( ben z.yağı sürdüm) isterseniz susam serperek 180 derecede ısıtılmış fırında kızarana kadar pişiriyoruz. Çıkar çıkmaz sarıp sarmalamayı unutmayın :)
*Mutluluğun kokusu fırınınızdan evinizin tüm köşelerine yayılsın, evdeki ekmeğin değerini bilen kalpleri sarsın...
1 Mayıs 2013 Çarşamba
Ev Yapımı Dondurma
Ben bile nerde bizim gençliğimizdeki dondurmalar diyorsam galiba durum biraz vahim. Aldığınız en kaliteli dondurmanın bile içeriğini okuduğunuzda sütten eser olmadığını göreceksiniz. Gerçek salep ise artık altın değerinde olsa gerek. Damağımızda güzel izler bırakmış gerçek dondurmaları hayatın içinde yakalamak giderek zorlaşıyor. Tek tük kalmış gerçek sütten eski usül dondurma yapmaya devam edenleri saymazsak kaliteli ve iyi bir dondurmaya kolayca ulaşma şansımız çok az. Bu durumda biraz yaratıcılığımızı kullanarak evde gayet leziz ve sağlıklı dondurmalar yapabiliriz. Havaların giderek ısındığı şu günlerde yoğurt tüketimini de eğlenceli hale getirmiş olacağız. Kuzunun dondurma yap ısrarlarına daha fazla dayanamayarak önce göz kararı denedim. Baktım o da ben de zevkle yedik, bu kez ölçerek yaptım. Limonlu, portakallı ve çilekli denedik, bence en güzeli çilekli oldu. Hem renk hem de aroma olarak. O yüzden bu kez tamamını çilekli yaptım. Son derece kolay bir şekilde dondurmalarınızı buzluğa atmış olacaksınız. Vereceğim ölçülerle Ikea'dan almış olduğum 6'lı kalıpla Tchibo'dan almış olduğum plastik kalıpların 3'ü doldu. Bu seferki dondurmaları 2 renkli yapmaya çalıştım, uç kısmına sadece meyve püresi koyup yoğurtlu kısmı sonradan ekledim. Uçları tadınca Fruttare'nin çileklisini yapmış olduğumuzu anladık kuzuyla, tamamen o şekil de yapılabilir. Aklınızda olsun.
Malzemeler:
300 gr çilek ( benimki tam 310 gr geldi)
3/4 su bardağı pudra şekeri
5 yemek kaşığı susuz kısmından yoğurt
Yapılışı:
Ayıklanıp yıkanmış çileklerle 1/2 su bardağı pudra şekerini rondodan geçiriyoruz. Bu karışımdan kalıpların diplerine paylaştırıyoruz. Ve kalıpları biraz donmaları için 15 dk buzluğa atıyoruz. Yarısına gelmeden doldurmayı bıraktım ben. Kalan çilek püresine yoğurt ve 1/4 ( çeyrek) su bardağı daha pudra şekeri ekleyip yeniden rondodan
geçiriyoruz. Tüm bu işlemleri yapmadan önce ne kadar ince görünürse görünsün pudra şekerini tek başına rondolamak bence daha pürüzsüz bir kıvam sağlıyor bize.
Sonrasında yoğurtlu kısmı da kalıplara paylaştırıp tekrar buzluğa atıyoruz. 3-4 saat sonra kıvamını bulacaktır.
*Yani damağınızdaki eski dondurmaların yerini ne kadar tutar bilemiyorum ama gerçekten lezzetli oldu ve çocuğuma içim rahat yedirdim. Ev yapımı olan herşeye bayıldığı için artık tüm yaz nelerden dondurma yaparım hep birlikte göreceğiz :))
*Bu dondurmalar aşırı tatlı olmadılar, şeker miktarıyla oynayabilirsiniz. Sanırım henüz tatsız olan çileklerin payı büyük tatsız olmasında. İsterseniz bal da kullanabilirsiniz.
*Ağzının tadı bozulmasın ne güzel bir duaymış 2 gündür daha iyi anladım. Tüm kışı sapasağlam geçirip bu sıcaklarda hasta olmayı başardım. Ne tat ne koku alıyorum, hayatı siyah beyaz görüyormuş gibi hissediyorum kendimi...
Ağzınızın tadı bozulmasın :)))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)